BEKLE BENİ MUTLULUK

BEKLE BENİ MUTLULUK

Bekle beni mutluluk, ben geleceğim. Ne olursa olsun bekle. Ben mutlaka geleceğim. Dik yamaçlardan kıvrıla kıvrıla da gelse sana yollar, aşıp geleceğim. Dedim ya, bekle beni, mutlaka geleceğim.

Göz gözü görmez de olsa yollar tipiden, sen merak etme, ben geleceğim. Ben üşümem Mutluluk, ben üşümem. Yorulmam da üstelik. Hatta şikâyet bile etmem ne soğuktan ne de yorgunluktan.

Bir kuşun kanadında gelirim belki, belki de bu rüzgârın eteğine tutunur gelirim. Ama gelirim ben Mutluluk, geleceğim. Sen öyle kal, sen öyle ferah, öyle serin kal.

Sen öyle dört yapraklı yonca olarak kal, ben bulacağım seni. Geldiğimde yanına, güller açacak yüzümde gözlerimde.

Sen nadide bir inci tanesi olarak kal, bekle beni. Derinlerde ol, ama için, derinlerin hep ferah olsun. Ben gelip çıkaracağım seni. Çıkarıp seni, boynuma, göğsüme, tam da yüreğimin üzerine asacağım seni. Ben geleceğim, bekle beni.

Gözlerinde bir gülümseme bulacağım geldiğimde, sen o zaman bak benim halime. Gözlerin güldüğünde mutluluğun aksini bende göreceksin, bekle beni.

Bu günler sana gebe Mutluluk, sana gebe ve doğum çok yakın. Ben geleceğim, ne olursa olsun geleceğim. Ne olursa olsun bekle beni.

Çok beklettim belki seni, beklerken üşüttüm de hatta. Ama Mutluluk, sen korkma, ben geleceğim. Dediğim saatte orada olamadım, geciktim randevuma. Ama geliyorum, mutlaka geleceğim senin engin denizine kendimi bırakmak üzere.

Çiçek açmış dalların arasında olmadı yolculuğum, tipiye tutuldum yolda. Mevsimsiz oldu tipi üstelik. Ama olsun be Mutluluk, olsun bakalım. Nereye kadar tutabilir ki beni, ne kadar daha oyalayabilir ki.

Dedim ya, göz gözü görmez oldu bir ara, yuvarlandım sanki bir yamaçtan. Belki ben bastığım yere dikkat etmedim, belki bastığım taş dönüverdi işte. Karanlığa yuvarlandım bir gece vakti. Sendeledim belki sonra, ayaklarımın üstüne basarken acıdı yaralarım.

Paralanmış elbiselerim çamur içinde belki şimdi, acıyan yerlerimi de duymaz oldum artık. Tüm derim nasır tuttu, ne soğuk dokunuyor şimdi bana, ne de yüzüme çarpan rüzgârın o keskin kenarı. Bir zırh gibi giydim üstüme bu kalın kabuğu. Ama içim sıcacık be Mutluluk, ama içim yumuşacık seninle.

Sen varsın ya içimde içim ne kadar sıcak bir bilsen. İyi ki bu dünyada sen varsın Mutluluk. İyi ki varsın. Hayalin dahi kocaman bir umut, dünyamı ısıtan, güneş kadar büyük bir sıcaklık varlığın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.