HAYAT VE SONRASI

HAYAT VE SONRASI

El ayak çekilecek bir gün sokaklardan. Taş duvarlarında gölgeler kalacak belki yaşanmış gündüzlerden, belki de o sert adımların tok sesleri hala yankılanıyor olacak. Ama el ayak çekilmiş olacak bu sokaklardan.

Sebebini kimse anlamasa da bir çocuk burnunu çeke çeke ağlayacak, bir başkasının ağlasa da sesi çıkmayacak. Köşedeki yaşlı ağaç hiç bilmeyecek, sonra gelmiş olsa da ondan erken gidişin sebebini. Kim bilir, belki de haberi bile olmayacak bu ayrılıktan.

El ayak çekilecek bir gün bu sokaklardan. Yağmurlar ıslatacak belki ama eli ayağı çekilenler fark etmeyecek hiç ıslandığını. Ne zemheriden ne de eyyam-ı bahurdan şikâyetleri olacak. Soğuk kışlarda mesela, yaz gelseydi diye bir özlem olmayacak. Ya da yazın ortasında serin bir rüzgâr hayali kurulmayacak.

El ayak çekilecek bir gün bu sokaklardan, ne simitçinin sesi kalacak ne de bir topun peşinden koşan oğlan çocuklarının heyecanlı bağırtıları. Çiçekli basma elbiselerinin eteklerini elleriyle tuta tuta seksek oynayan kızların sesleri hepten kaybolacak. Çocuklara kızıp bağıran ihtiyar teyzeyi kimseler duymayacak.

Öğle ya da akşam vakitlerinde tabak kaşık sesleri duyulmaz olacak. El ayak çekilecek bir gün bu sokaklardan. Kapı zillerine basıp sonra kaçan çocuklar sisli bir geçmişin ardında kalacak.

Yaşlı bir adam ağlayacak köşe başında. Ellerinin arasına aldığı başını, o baştan süzülen gözyaşlarını görmeyecek kimse. Ve hatta varlığı fark edilmeyecek. Ama yaşlı bir adam ağlayacak el ayak çekilen sokakta.

Toprak kokmayacak artık yağmurlardan sonra, koksa da bilinmeyecek. Bahar geldiğinde çiçekler açacak belki de her zaman olduğu gibi, ama görünmeyecek. Papatyadaki beyazlık, şeftali çiçeğindeki pembelik, çağla yeşili, kavuniçi, turuncu, kahverengi, hiçbiri ama hiçbiri olmayacak.

El ayak çekilecek bu sokaklardan ve açılmadığından hiç gıcırdamayacak kapılar. Perdeleri öylece kalacak son haliyle. Tülü belki tamamen çekilmiş ama beyaz güneşliği yarı aralık. Salondaki ışık sanki hemen dönülecekmiş gibi, zoraki gidişe direnir gibi açık bırakılmış. Kim bilir belki de masanın üzerinde bir tabak yemek öylece beklemekte.

El ayak çekilecek bu sokaklardan, çekilecek ve yarım kalmış mutluluklar, hayaller, umutlar bir damla gözyaşında saklanır olacak. El ayak çekilecek ve gaip bir yazıya atfedilecek bu çekiliş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.