HÜZÜN YAĞAR GECENİN HER YANINA

HÜZÜN YAĞAR GECENİN HER YANINA

Hüzün yağar gecenin her yanına. Lapa lapa hüzün yağar, gecenin en kuytu karanlıklarına. Daha bir karanlıklaşır gece. Soğuk şiddetini arttırır, düşmanca tavırlarla üşütmek için. Gecenin ıssız, köhne bahçesine misafir olur hüzün, yatılı hem de. Yıldızlı yorganı çekip üzerine burada sabahlamaktır niyeti. Burada kalmak uygun mu, değil mi, hiç düşünmeden. Beklenen biri olmadığını nasıl anlatmalı şimdi. Bugün, yatılısına değil de bir kahve içmeye gelmesine bile tahammülden uzakken hüznü ağırlamak zor.

Kollarım alışmışken sevgilinin sıcaklığına, buz gibi hüzünlere sarılmak donduruyor bedenimi. Damarlarımdan içime, her yanıma yayılıyor hüznün soğuk nefesi. Hayali acı veriyor, gözümün önünde sıcacık bir uykuya dalmış hayali içimi acıtıyor bugün. Her nefes alıp verişinde inip kalkan göğsü, bugün baş dönmelerim oluyor.

Halbuki daha dün sabah yağmur da yağmıştı, üzerimize değilse de kaldırımlara. Sıcak bir yağmurdu, sevgilinin sıcak nefesinden esintiler taşıyan. Göz yaşlarımıydı hüzünlerin yoksa o yağmur. Mutluluk göz yaşlarımıydı acaba. Ya bugün buradaki sıcak neyin nesi? Yokluğunun kavurucu acısı mı sıcak olarak bana yansıyan. Varlığıyla yakmasını beklerken, varlığının dağlamalarına hazırlarken kendimi, yokluğundan yansıyan acı verici sıcaklar neyin nesi şimdi.

Bir burukluk var tadında yaşamın. Biraz kekrelik katıldı balın tadına sanki. Sevgiliyle soluk alıp vermenin ardından şimdiki durum soluksuz kalmak aslında. Nefes almanın güçleştiği bir havasızlık içinde boğuluyorum. Uyuyamadım saatlerdir. Gözlerim yanıyor uykudan ama uyku hemen yanı başımdayken kendini sakınıyor benden. Bedenim değil ama ruhum üşüyor yokluğunda.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.