HÜZÜNLÜ GÖZLER

HÜZÜNLÜ GÖZLER

Hüznün gölgesi düştüğünde gözlere mistik bir sonbaharın renkleri oynaşır. Kızıldan solgun sarıya ne kadar renk varsa bir gözün içine doluşur.

Rüzgarda iç içe geçen renklerle bambaşka bir dünyanın kapıları aralanır gözlerde. Sonsuzluğa atılan adımlarla girilir aralanan bu kapıdan. Bir bulutun üzerinde serin, ferah bir yolculuktur başlayan. Bembeyaz, pamuk pamuk bulutun üzerindeki yolculukta rüzgar, saçların her bir telinin arasından kendini hissettirerek geçer. Her bir nefesle içe çekilen havada tarifi imkansız duyguların kokuları dolar ciğerlere.

İçe çekilen bu nefesle uçan balonun hafifliği hissedilir. Ne yerçekimi kalır ne de bir başka fiziki kanunun hükmü vardır artık. Rüzgardan rüzgara tutunup koşturmak gelir içinden çocuksu bir mutlulukla.

Hüzne ve hüzünlü gözlere methiye gibidir yazdıklarım ancak, gülümsetebilmektir o gözleri, böyle bir sonsuzlukta sonsuz mutluluk. Hüznün arasındaki küçücük gülümsemelerle bile tarifi imkansız mutluluklar yaşarken, böylesine muhteşem bir sonsuzluk içinde sürekli gülümseyen bir çift göz için neler verilmez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.