RÜZGAR

RÜZGAR

Sıcak mı sıcak yaz gününde, gölgeler uzamaya başlayınca, günün sıcaklığını, yanıp kavrulmuşluğunu bir nebze atmaya yarayacak serin bir rüzgar çıktığını hayal edin. Durun bu kadar değil hayalin sınırı, hemen gevşemeyin.

Ufukta kaybolup giden masmavi denizin kızıllaşmaya durduğu saatlerde o görüntünün daha yakın planındaki renkleri ayırt etmeye çalışın. Kızıllaşmaya dursa da kimi yeri lacivert kimi yeri daha açık mavi olan denizden gelen yosun kokusuyla birleştirin o renkleri. Hayal etmenizi istediğim renkler arasında pembeli beyazlı zakkumların denizin üzerinden görünen halleri var mesela. Zeytin dallarının uzaktaki çam dallarıyla oynaşmasını hayal edin o serin rüzgarla birlikte.

Mavi gökyüzündeki küçük beyaz bulutçuklar ile oynaşmasını seyredin rüzgarın. Onları önüne katıp götürmesine tanıklık edin. Yoruldunuz ya da sıkıldınızsa bundan, bırakın, uzakta süzülen teknenin yelkenindeki hoyrat şişkinlik olarak hissedin rüzgarı. Veya çam dallarının arasındaki uğultuya kulak verin.

Kaldırımların kenarında veya hemen az ilerideki evin bahçesinde açmış rengarenk mevsimlik çiçekleri koyun bu görüntünün üzerine. Her dalı, her yaprağı, her çiçeği büyük bir tutkuyla sararcasına okşayan rüzgarı içinizde hissedin.

Gün boyu her yanınızı biri birine yapıştıran sıcağa inat, rüzgarın saçlarınızın arasında gezinmesine, gömleğinizin yakasından, kollarından girip de içinizde oluşturduğu o müthiş ürpertiye kulak verin. Uzaklardan toparlayıp getirdiği yosun ve kekik kokuları ile çiçeklerin kokusunu harmanlayıp, o eşsiz bileşimi sizin ve aslında hayatın üzerine serin bir çarşaf gibi sermesine izin verin, onu anlamaya çalışın.

Böylesi bir sıcağa, böylesine yapış yapış olmuş hayata, bütün yüzeysel hallere inat, rüzgarın bu denli güçlü bir tutkuyla her şeyi ama her şeyi değiştirme çabası aslında hayatlarımız için de son derece manidar olsa gerek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.