SICAKTA SICAKLIK

SICAKTA SICAKLIK

Sıcak bütün ağırlığıyla çöktü bu öğle vaktinde şehrin üstüne. Şehrin ve insanların üzerine tonlarca ağırlık binmişçesine bitkin bir hal var etrafta. İnsanlar ne hareket etmek istiyor ne de ağzını açıp birkaç söz söylemeye mecali var kimsenin. Eylemsizlik prensibi böyle bir şey olsa gerek diye düşünüyor insan.

Bir yerden bir yere gitmek zorunda olanlar da olabildiğince yavaş alabildiğine sakin hareket ediyor. Fantastik bir filmin veya ilginç bir rüyanın kareleri gibi her şey.

Böyle bir durumda ben de en durağan halimle bunları yazmaya koyuldum işte. İçimde beni dürten, içimde avazım çıktığı kadar bağırma isteği uyandıran duyguları bu hal içerisinde yazıya dökmeye çalışmak en rahat olanı sanırım.

Ruhumun bir köşesinde özlem hüzne dönüşmekte. Sabırsız bir telaş içinde beklerken hüznün gölgeleri düşüyor içime. Bir ses arıyorum bir an olsun bundan uzaklaşmak için. Kulaklarımdan içime dolup tüm damarlarımda dolaşsın istiyorum o sesin lezzeti. O ses yüreğimi avuçlarının arasına alsın ve hiç bırakmasın.

Bu sıcakta bir sıcaklık peşindeyim, yanıp kavrulmak üzere. Sıcağa inat her tarafımı biraz daha sarsın istiyorum o sıcaklık. Dokunduğu yeri yaksın, düştüğü yeri dağlasın istiyorum. Evet, evet… Bir sıcaklık istiyorum, yaktığınca serin bir rüzgar gibi nefesiyle serinletecek bir sıcaklık. Hem serinliği hem de ürpertileri sarsın her yanımı.

Uzun parmaklarıyla mütenasip muhteşem bir el arıyorum şimdi ellerimin arasında. Sıcak… Sıcacık bir el. Terleyen avuçlarımın arasından hiç bırakmayacağım bir şahane el arıyorum. O el vasıtasıyla serin, ferah bir dünyaya yolculuk yapmak üzere…

Bu sıcakta bir koku olmalı şimdi. Sıcağı soğuğu, gündüzü geceyi, aydınlığı karanlığı, kışı yazı, her şeyi ama her şeyi unutturup bir bulutun üzerinde uçar halde yaşatacak koku olmalı hemen yanı başımda. Başım dönmeli o kokunun sarhoşluğuyla. Aklım başımdan gitmeli, aklım başıma gelmeli o kokuyla.

Ne sıcak ne de soğuk aslında şimdi derdim. Derdim sıcakta serinlik soğukta sıcaklık bulduğum halden uzak kalmak. Bahar mevsiminden her dem bahar olan mevsimden uzaklık asıl derdim. İçimdeki rengarenk bahar çiçeklerini kavurmaya çalışan şu sıcak da çaresiz kalacak uzaklık bittiğinde. Gücü yetmeyecek o çiçeklere ne sıcağın ne de zemherinin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.