YAĞMUR…

YAĞMUR…

Yağmura gebeydi bulutlar gece yarısında. Nur topu gibi damlalar doğdu daha sabah olmadan. Önce birkaç damla ürkek bir halde düştü, ardından gelenler cesaretlerini toplayıp birbiri ardına sökün ettiler.

Bir sokak lambasının altında kızıla bulanan damlaların dansını izliyorum şimdi aklımda bin bir türlü hengâmeyle. Sorular soruyor, cevaplar arıyorum sorduğum sorulara. Kimini cevaplasam da sorduğum soruların, cevaplayamadıklarım uğraştırıyor dalgın dalgın damlalara bakarken.

Henüz yeni ıslanmış kaldırımların gecenin ıssızlığındaki sessiz bekleyişleri var içimde adeta. Uzaktan, deniz tarafından aceleci adımlarla yaklaşan ayaklar ve o ayakların taşıdığı bedene ait ruhta olup bitenler nedir ki şimdi diye düşünecekken çabucak uzaklaşıyor bu soru kafamdan. Kendi cevap arayışlarıma yöneliyorum yeniden.

İçimdeki özlemlere nasıl olup da tahammül gösterebildiğimin cevabını bulmakta zorlanırken yağmurun iyiden iyiye hızlandığını fark etmiyorum. Biraz ileriden gürültüyle geçen balıkçı teknesi de bozmaya yetmiyor dalgınlığımı. Aceleci adımların artık giderek uzaklaşan ayak sesleri tamamen ilgi alanımdan çıkıyor.

Martıların çığlıkları içimdeki çığlıklara karışıyor. “ Çok özledin sen ” diyen ses içimdeki tüm boşluklarda yankılanıyor. Çok özledin ama neden bu kadar uzaktasın diye haykıran seslerin her biri bir şamar gibi patlıyor yüzümde. Kaldırımların kenarlarından sular akmaya başlıyor bu arada, yağmur islimini aldı iyice. Şehrin tozu toprağı, bütün kirleri arınıyor sanki bu yağmurla. Tüm günahları kaldırım kenarlarından akan sulara karışmış, belirsiz bir yere gidiyor.

Bedenimi, ruhumu yıkamaya çalışıyorum sanki bu yağmurda ben de. Arınmaya çalışıyorum sanki. Karşımdaki kaldırımda tüm heybetiyle duran kalın gövdeli çınarın yağmurla iyice yıkanmış ıslak bedeni karanlık gökyüzüne inat pırıltılar yansıtıyor sokak lambalarından. Fırsat bu fırsat, ben de yıkanıp arınmalıyım bu yağmurlarla. Arınıp iyice, yansıtacağım pırıltılarla gülümseme olmalıyım gözlerde. Mütebessim bir yüzün faili olmalıyım.

Yağmura gebeydi bulutlar, doğurdular sonunda. Denize düşen damlalar oldu kimi doğanlar, kimileri de şehri ve şehirdekileri yıkadılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.