YOLCULUK

YOLCULUK

Deli rüzgarlar esiyor, hain fırtınalar kopuyor yüreğimde. Savruluyorum, rüzgarın önüne katıp götürdüğü sararmış yapraklar gibi. Gidiyorum, rüzgarların önünde, bilinen ama bilinmeyene yapılan bir yolculuk misali. Nereye kadar sürecek bu yolculuk, mola nerde verilecek, molasız mı gidilecek sorularına cevaplar bulmaya çalışarak gidiyorum. Cevaplarını da biliyorum bu soruların aslında, yolculuktan ne istediğimi de. Ama anlaşılmaz bir şekilde bunları söylemek yerine beklemeyi tercih ediyorum sanki.

Ben bu yolculuk için alınmış biletin üzerine, varış yerini kendi el yazımla, kocaman harflerle yazmak istiyorum. Aslında bu yolculuk pek öyle bilinen, alışılagelmiş yolculuklardan değil. Güzergah biraz farklı. Bu yolculuk bir yer’de sonlanmayacak. Menzil bir yer değil. Varılacak yer aslında bir kavram. Ve o kavram yolculuğun başladığından beri içimde. İçimde kıpır kıpır eden bir his. Bulutlarda gezdirdiği için, etrafına biraz da tepeden baktıran bir duygu. Tepeden baktıran da değil aslında. Sadece çevredeki diğer görüntüleri biraz sisler ardına iten bir durum. Ayrıca kimseye bir zararı da olmaz bu kadar sisli görmenin.

Yolculuktan söz ediyorduk değil mi? Evet yolculuk biraz yorucu olabilir, çünkü uzun biraz. Ayrıca son derece güzel ve heyecanlı. Bu yolculukta zaman zaman heyecanımla ilgili çelişkiler de yaşıyorum. Bazen bir serçenin kanatları gibi çarpan kalbimi bastırmak için çabalıyorum. Bazen de en zor zamanlarda bir seri katil soğukkanlılığına bürünen kalbime hayretler içerisinde bakıyorum. Göğüs kafesimle alıp veremediği varmış gibi çarpan bir kalp taşırken, en çılgın zamanı soğukkanlılığın daniskası içerisinde yaşamak nasıl oluyor, nasıl bu kadar sakin kalabiliyorum bilmiyorum. Bunlardan hangisi benim, şaşkınlıkla bu bulmacayı çözmeye çalışıyorum. Ama çözeceğim bunu.

Varış yerinin bir yer değil de bir kavram olduğundan söz etmiştim ya. Aslında ilginç bir yolculuk bu. Çünkü biletin üzerinde varış yeri olarak yazan yer mutluluk ve o yerdeyim ben şu anda. Yolculuğun başladığından beri oradayım. E o zaman ben bu yolculuğa oradan başlamışsam nereye gidiyorum? Bu işte bir terslik var. Hayır ben hiçbir yere gitmek istemiyorum. Hep burada, mutlulukta kalmak istiyorum.

Yok yanlış anlamayın beni. Öyle hayali bir mutluluk değil benim istediğim. Biliyorum, yolculukta özlemek var, hasret var, hüzün, acı, keder hepsi var. Ancak bunların hiçbiri mutluluğa engel değil ki. Ayrıca bende de tüm bunlara karşı koyacak aşk var, sevgi var, yaşama sevinci, özlem, kavuşma hayali ve irade var. Bilsen keşke, hatta gösterebilsem sana nasıl sürprizlerle dolu bir ben var bende. Kim bilir belki bir gün böyle bir şansım olur.

Lunaparklarda atlı karıncalar vardır ya, bir merkezin etrafında dönen. Çoğunlukla sevinç ve neşe dolu çığlıkların, bazen da korku dolu ağlamaların, “beni tut, düşerim” seslerinin duyulduğu. Bence bu yolculuk, merkezinde mutluluğun olduğu öyle bir araçla yapılmakta. Ne güzel.. Çok yol gidiyorsun ama mutluluktan hiç uzaklaşmıyorsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.